Tamamen meraktan köy korucusu kavramının nereden geldiğini, neden bu konuda eğitimsiz insanların birilerini başka birilerine karşı korumak için silah sahibi edildiğini, bu kadar saçma bir şeyin kimin kıçından uydurulmuş olabileceğini (aslında tahmin edebiliyorum, umarım yanılıyorumdur) araştırırken konuyla ilişkili başka şeyler buldum.
Bulduğum belge, Yargıtay'ın web sitesindeki AİHM kararlarından biri. AİHM kararına göre dava reddedilmiş. Bunu bulduktan sonra aynı siteyi biraz daha dolaştım. Çıkardığım fikir, Türkiye'de adli sistemin, bir devletin temel kurumlarından diğer ikisinden ayrılmayı ve bağımsız hale gelmeyi Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca hiçbir zaman başaramadığı. Kendi devletinin kabahatlerini görmek konusunda yetersiz güvenlik güçleri, kendi içindeki suçluları yargılamaktan aciz bir devlet ve bu devlet tarafından yönetilen, buna rağmen bu ironide yaşamını sürdürmeyi başarabilen milyonlarca insan var Türkiye'de. Reva mı bu? Kim çözecek bu karmaşayı?
Köy korucuları saçmalığı hakkında bilgi buldukça daha fazla yazacağım, ama içimden bir his bu işin köklerinin TSK'nın derinliklerine uzanacağını söylüyor.
