The truth about my life

Wed, 31 Jan 2007

I've been working at Parkyeri since I started blogging, that is, July 2004. Wow, two-and-a-half years already, this is by far the most exciting company I ever worked for. We have done some wonderful things and we had a lot of fun together.

Today marks the last day at Parkyeri for me. After bringing some friends in, and making a lot more friends here, I feel a bit sad to say that I'm leaving. Last week I received a phone call from Cellenity, a Telenity company. I did not apply for a job obviously and I'm yet to know how exactly they received my updated resume. However, they offered me an interesting job, and, well, I accepted it!

The life is changing! I'm planning to get married sometime soon, so I kindly replied the recruiter from Google with exactly that excuse, who was also interviewing me. I don't have plans to move to some other country in the next couple years.

Try not to panic if you see many long blog posts in the next few days, I'll be clearing out my personal todo list. The list has items about book reviews, Mono, PostgreSQL, some projects I recently worked on, and other stuff like politics will take place. Just let me settle down.

Fri, 26 Jan 2007

Friends know that I like walking and I like it a lot, so much that I'm going to walk starting from one edge of Europe to the far end of Asia. And I've been practicing for the last couple years, I believe I'll be able to do it.

Anyway, that's not the point. We were, well, practicing walking last weekend on the Baghdad Street in Anatolian side of Istanbul. Usually there's a lot of people walking, not as fast as we do though. So when they're passing by we can hear them talking. The street I mentioned is one of those Champs Elysee kind. You can quickly observe that a good fraction of people hanging around are relatively rich (or much less worried about future, if you prefer).

This is Istanbul, it's supposed to be snowy and cold in Jan 12 but it's real hot. There's something wrong. So, we were walking. And we walk a lot. And although we're worried about the future quite a lot, we like walking there because it's close to our flat. The good thing is, I have developed a new ability. I am able to capture the most interesting and funny part of what people passing by are talking about, this is one of my secret super-nerd powers. Sometimes the stuff I capture is real stupid, I'll present you a couple examples.

Some five people, four of them were young females with Louis Vuitton bags, were passing by. One of them touched the subject, she complained that she could not go to skiing because there's no snow. She were a bit fat, she were wearing a white coat that made her look like a bear. A smile, a deep breath and it was gone. I stopped the laugh.

We walked a bit further. So there are more people, and I captured more stupid stuff from people that's mostly irrelevant to this blog post but here's the one. It's around 7pm, so it's evening and there's not sunlight anymore. Some guy with sunglasses were passing by with his gang, and he briefly explained them why he loves global warming and how he hates winter overall. He also said the traffic becomes awful in winter, and pointed out that it takes a lot longer to get back to home; from work I guess, do you think this guy has a job? I doubt that.

Call me rude, I call these people morons.

So the point is, you should carefully listen to people passing by. At least it's fun.

Thu, 25 Jan 2007

I accidentally stepped on a piece of shit 5 mins ago and I'm writing this using PuTTY on my Nokia 3660.

Thu, 18 Jan 2007

Habere bakılırsa BBC, Tahran ve Washington arasındaki gizli görüşmelerden birini kanıtlarıyla ekrana getirmiş. Sanırım bu sayede İran'ın Lübnan'daki Hizbullah'ı ve Filistin'deki Hamas'ı desteklediğini kanıtlamış oluyoruz. Bu örgütlerin her ikisi de terörist gruplar olduğuna göre, İran da teröristleri destekliyorsa, İran ABD'nin düşmanıdır değil mi?

ABD açıkça İran'a yaptırım uygulamak için bahane arıyor gibi. Türk halkını zor günler bekliyor olsa gerek.

Sat, 13 Jan 2007

Sevgili Koray Löker adımı vermeden yazılarımdan birine atıfta bulunmuş ve Bilkent Kütüphanesi'nin bir fotoğrafını yayınlamış. Sanırım bir üniversitenin dev bir kütüphane sahibi olmasından daha doğal birşey olamaz. Ankara biraz uzak ama önermesi bile yeter. Tanıyanlar bilirler, ben bir üniversiteye en çok LKD Seminerleri sayesinde yaklaştım, bu nedenle de aslında çalışmaktan belki de çok mutlu olacağım Türkiye'deki bazı kurumlar beni iş görüşmeleri için dahi kabul etmiyor, etse de yaşamımı sürdürmeme yetecek gelirin çok altını teklif ediyorlar. Aynı Steve Jobs gibi ben de ailemin olmayan parasını üniversite eğitimine harcayacak lükse sahip olmadığımı düşündüğüm için, Marmara Üniversitesi'ni 2. yılında bıraktım. Zamanımın tümünü zaten yaptığım ve o dönemde bana göre iyi giden işlerime ayırdım.

Hiçbir zaman pişmanlık duymadım ama sanırım en çok Serdar Köylü ve Fatih Özavcı'nın da katıldığı yanılmıyorsam 2002'de Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ndeki LKD seminerlerinde, sürpriz bir şekilde etkinliği izlemeye gelen dönemin Samsun Valisi'nden aldığım hediye ve Serdar Köylü'nün oradaki semineri izlemeye gelenlere seminerlere katılabilmek için final sınavlarıma gitmediğimden bahsetmesi verdiğim karardan gurur duymama neden olmuştu.

Koray, umarım çalıştığın yerin değerini biliyorsundur. Yerinde olmak isteyecek onlarca insan biliyorum.

Değerli hocam Erkan Tekman da adımı vermeden yazılarımdan birini eleştirmiş, kendisine kalemi eline aldıracak kadar birşeyler yazabildiğim için kendimle gurur duydum. Teşekkürler hocam. Adımı vermemişsiniz ama en azından benden cahil bir genç diye de bahsetmemişsiniz, sağolun. Ara sıra haddimi bilmeyerek dangalaklık ettiğim oluyor, kusuruma bakmayın.

14 yıldan biraz fazla bir süredir yapmak zorunda olduğum uyku, yemek, temizlik gibi işlerin tümünden artan zamanı bilişim sektöründe çalışarak harcıyorum ve bu zaman zarfında çok sayıda farklı insanla birlikte çalışma fırsatı bulabildiğim için mutluyum. İnsanlar hakkında bazı şeyler öğrenebildiğimi düşünüyorum, bunun da edindiğim diğer tüm teknik beceriden daha değerli olduğunu biliyorum.

Yazımda bağnazlığı nasıl algıladığımı ifade edebildiğimi umuyordum, edememiş olmalıyım. Belki bağnazlık yerine başka birşey demeliyiz buna, bilemedim.

Seçtiğim mesleğin doğasından olsa gerek, bütün hayatın doğru ve yanlıştan ibaret olmadığını ancak ilerleyen yaşlarda öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Olguları böyle görmek insan doğasına ve duygusallığına aykırı olduğu için insan hayatının en temel bileşeni olan ilişkilere zarar verebiliyor.

Parasını ödediğiniz bir malda kusurlu bir yan bulduğunuzda onu alıp satıcının kafasına geçirmezsiniz, saygıda kusur etmeden mağduriyetin giderilmesini rica edersiniz. Bunun nedeni insan ilişkilerine verdiğiniz değerdir. Normal insanlar böyle yapar.

Internet sayesinde artık insan ilişkilerinin gerekliliği sorgulanır oldu, bu da beraberinde çeşitli saygısızlıkları getirir oldu. Günlüğümde eleştirdiğim asıl hadise bununla ve sonuçlarıyla yakından ilgili.

Erkan Tekman'ın bir Internet sitesinin Internet kullanıcılarının tamamına hizmet etmesi gerektiği fikrine ve bunun etrafında kurduğu denklemlere katılmayacak kimse yoktur herhalde, hepimiz en doğrunun ne olduğunu gayet iyi biliyoruz. Internet ortamını hedefleyen her sistemin, Internet kullanılması muhtemel çeşitli platformlarda test edilmesi ve düzgün çalışmasının sağlanması bence de anayasaya eklenmeli, bunu yapmamak vatana hıyanetle eşdeğer olmalı, cezası da 20 yıldan başlamalı.

Hocam cep telefonları, Blackberry ve PDA'lerden bahsederek belden aşağı vuruyorsunuz, bu cihazları tartışmanın sağlığı açısından boşverelim müsaadenizle. Bu cihazlarda da aynı Firefox'da çalıştığı gibi çalışan zengin web uygulamaları geliştirmek neredeyse mümkün değil. Ya bütün tasarımda, ya da bu oyuncaklara özel ikinci ve ayrı bir tasarımda zenginlikten feragat ederek yapılabiliyor bu iş.

Daha üniversitedeyken ödevlerini yapabilmek için sınıf arkadaşından kopyaladığı, o zamandan beri cebinde gezdirdiği Visual Studio ve Dreamweaver CD'leri ile mezun olan, çalıştığı şirketlerde de bunları kullanarak çözüm üretmeye çalışan (yahut hikayesi buna benzeyen) insanları geliştirdikleri çözümler Firefox'da çalışmıyor diye afişe etmek doğru değil -- bu insanlar çoğunlukta! En azından gelişim sürecinin tamamı insan ilişkilerine dayalı özgür yazılım dünyasının içindeki insanlar bunu yapmamalı. Bu şekilde Firefox markasına zarar veriyorlar, bağnazlar her iki tarafta olduğu için karşı taraftaki bağnazlara düşmanlık nedeni sağlıyorlar. Günlüğümdeki yazı bağnazlık yaptığını düşündüğüm insanlara bağnazlıkla verilmiş bir yanıttır, kasıtlı olarak bağnazlık içeriyor zaten.

Benzer sorunu Windows'da olan ve Pardus'da olmayan muhtelif işlevler yüzünden sızlanan, şikayet eden çok sayıda insanla karşılaşıldığını tahmin ederek Pardus projesinin de yaşadığına inanıyorum. Ne açıdan baktığımıza bağlı olarak Pardus da köşesiz değildir ama hiçbir sorun çözümsüz değildir, yalnızca bazı çözümler biraz daha fazla zaman/para/insan/sabır gerektirir. Her projeye başlarken merkeze bir kullanıcı oturtulur zaten, önemli olan o kullanıcının doğru kullanıcı olup olmadığı. Web sitesi geliştirenlerden bazıları ortaya Internet Explorer kullanan bir kullanıcı oturtuyorlar mesela. Çekinmeden de sitenin en altına Internet Explorer 6.0 gerektirir yazıyorlar. Karizmatik göründüğünü düşünüyorlar üstelik.

Günlüğüme yazdığım yazıda sonlara doğru birkaç bağlantı vermiştim; belki Firefox'da (veya Opera'da, veya Safari'de) çalışmayan web sitelerini (internetteki Firefox kara listelerine veya Emniyet Müdürlüğü'ne değil de) geliştiricilerine bildirirken saygı faktörünün yanında kullanabiliriz bunları. Örneğin bir tanesinde Firefox ve Internet Explorer'daki Javascript, DOM, CSS, XML, XSLT ve XMLHttpRequest özellikleri arasındaki farklar anlatılıyor. Her web geliştiricisi için W3C'deki belirtimlerin hemen yanına konması gereken bir belgedir bu. Benim görebildiğim kadarıyla herkes Google kullanmayı çok iyi beceremeyebiliyor, insanlar bir siteyi nasıl Firefox uyumlu hale getireceklerini bilmiyor (ve bulamıyor) olabilirler.

O belgenin en üst kısmında Netscape ve Mozilla projesinin geriye uyumluluk konusundaki bazı tercihleri, quirks mode ve W3C'deki belirtimlerin ne zaman ortaya çıkmaya başladığı ile ilgili birşeyler yazıyor bir de, Microsoft ve Internet Explorer'a çamur atmaya başlamadan önce incelemek ilginizi çekebilir; ama insanlar çok da haksız sayılmazlar hani, ara sıra ben de çamur atıyorum.

Saygılar,

Fri, 12 Jan 2007

One of the best things about my employer, Parkyeri, aside from many other things, is the library:


Image courtesy of Bekir Dogan and Erhan Kesken of Parkyeri fame

I remember my interview about two and a half years ago, when the company did not have that much to offer. My old friend Gurkan Aslan, a retired Parkyerian -- also a renowned singer and musician, forwarded my resume and I received a phone call. I was still bearing with Murat Koc at FrontSITE, boy was that fun. All Parkyeri had to offer was a good series of challenging tasks awaiting in the line, a flexible work schedule and a honest company culture. There is also a performance measurement system that has some impact on your monthly salary, but I'm going to leave that alone. In the interview I remember pointing out how much I usually spend on books, I doubt it worked out though.

About a year and a half later, thanks to Giray Pultar -- aka. The Boss™ -- who took extra care in selecting what sort of books and furniture to bring in, we had the library you see up there in the picture all set. I know few companies that actually encourage people to spend their working hours on reading. I wonder if Google does it. So yeah, I hear rumors, they say Parkyeri employees are not well paid or the company culture provides too much freedom, all can be relatively right or wrong. It depends on which companies you compare against.

Enough for selling my employer, let me switch to the subject. Okay, I was looking at the upper left shelf with the hope that I could find something interesting. Practical Common Lisp... TeX books... no-no. Microsoft Press... C++... MySQL, oh dear... and there it is, CIO Wisdom? Yeah, I picked that up immediately.

You know I like quoting. Please let me quote the foreword of Maynard Webb, COO of eBay, Inc.

For me, success has meant applying conventional methods and tools in unconventional ways. With that, the chapter, The First 90 Days, resonated deeply with me. When I joined eBay in 1999 as President of eBay Technology, I knew I was walking into problems. The business was taking off like a rocket ship yet there were severe system issues. On my first day on the job, I was chagrined to find CNN in the lobby interviewing Meg Whitman, my new boss, about problems with the site. Not an auspicious beginning. Now conventional wisdom would have said to freeze all product changes and focus on stability and scale. But because of eBay's unusual potential and unique position in the marketplace, we chose to take significant risks and fix the stability and scale problems, while at the same time we accelerated the rate of product development and site changes by 4x. Applying conventional methods in out of the box ways, we were able to fuel the aggressive business growth while rearchitecting the site for infinite scalability. Had we not done so, eBay may not have become the market leader it is today. As these authors will teach you, "Decide and act with a sense of urgency.". "Make aggressive commitments and meet them." "Strive for excellence through continuous improvements." Words to live by.

The rest of the book appears to be a great collection of experience, right from the source. Isn't that what we all need?

Thu, 11 Jan 2007

I've been seeing a lot of people whining about websites that don't work with a particular web browser (be it MSIE, Firefox, Opera, Safari, Konqueror and even elinks! -- people who only complain and make no practical suggestions). If you only keep the whining part, I was one of them. I actually learned a lot in a year and I'll share what I have learned.

Being the lead developer of several considerably large web applications (next generation and so called Web 2.0 or Ajax applications included) I keep grinning. People will complain. And that makes me sick, so I'm going to devote this entry to zealots. I hope they will like it.

First of all, I was actually wrong with Internet Explorer and Microsoft, there are excellent tools like Microsoft Script Editor that's included with Microsoft Office and Microsoft Visual Studio if you can afford the license fee. Fortunately my employer can, so we are able to use the best tools money can buy. The only problem is to get to know about them. I'd love to apologize, I'd also do it personally, for every single software developer who worked on these products. I really respect what they're doing, it's the company they're working for I'm having trouble with.

Free software zealots often try to stand behind Firefox (or rarely Konqueror) and blame Microsoft for not supporting or behaving different from W3C. You can recognize them on the spot. A screenshot that shows some site that behaves a lot more different than the developer initially intended to, and that screenshot also shows a funky browser theme and a lot of not-so-useful-for-the-casual-web-user extensions installed. They're blindly ignorant yet passionate people. They don't want to know about the rationale behind anything and only demand immediate solutions. We all know some.

Like it or not, Microsoft's more than %90 market share of web browsers is a fact that exists today. Every single Windows deployed has got one installed, and any installation of MSIE adds an icon called "Internet" on the most visible area of the computer screen: the desktop. Zealots can strive to convince another 1% next month, but that's going to take time and web developers (including me) design and implement for today, not for the future.

I have several like-it-or-not sort of facts about Microsoft that I'd love to talk about sometime, about the shiny new Vista and the .NET platform, that I think technically are wonderful achievements in the software industry to some extent but are going to have terrible impacts from several aspects. Those are going to wait. No, I'm not going to spit them out in a single blog entry, don't worry. I also would like to remind you that I'm a developer working 90% of the time on free (as in freedom) software tools and I'm in no way in any connection with Microsoft currently.

Put yourself in the developer's position. A highly talented web developer is not born with the talent, he represents a huge stack of books read and millions of keystrokes, long hours of frustration. Web is a horrible place to target: there are many server platforms, many types of clients and many types of browsers; all with different capabilities. Of course there is a common denominator that applies to everything that could be possibly made to work. But in the IT industry of 21st century, competitive products and development are key to success. In the end, what you have at hand will be forced to work, brutally.

Enough to stand behind the developer, lets get back to zealots. So they are ignorant, and they believe HTML is enough for the web and there's an agreed standard on it and everybody should use it and those who don't stick to the standard are to be doomed to death and god should bless Firefox because it's by far the best. Because the very best website they have developed is their personal website that has a couple animated GIFs (a waving flag, spongebob squarepants shaking his butt, that sort of stuff) and their perception of an interactive website is limited to that, they tend to hate words like Javascript (client side scripting actually), Java applets and ActiveX. Less zealots know about CGI and PHP yet still tend to hate client side scripts.

So the highest ranking challenges zealots face with are probably little visual issues caused by subtle differences in CSS behavior in those two browsers.

They don't know or they just ignore the fact that Microsoft has a permanent chair in W3C. They don't know how web has evolved since 1980. They don't know about browser wars. They don't know about backwards compatibility in software products. Hell, they don't know about software.

I'm most angry for free software zealots. They are spiritual users, yet they completely ignore the philosophy behind free software. It's the free and honest collaboration that makes free software a real success. A bunch of users complaining about something broken is not going to convince a hacker to fix the problem. A detailed bug report, some time spent fixing the issue or a patch -- even a simplest one, at least an attempt, a sign of working brain cells would work perfectly. No screenshots please, we'd love to see people spend some time investigating the problem and report the bug as detailed as possible. We'd love to see that done honestly: a demanding user will more likely be just ignored. Please see Simon Tatham's article on reporting bugs effectively, it's a very good start.

Personally I develop for Firefox and then port to Microsoft Internet Explorer, but it's a matter of taste. Now this would surprise zealots I guess because most of them believe that if you make it work for Firefox it's guaranteed to work on IE too -- which is wrong most of the time. Achieving browser compatibility can be costly and involves extensive testing. It's not surprising for me to see people rely on a single platform, because that costs less. Anyone would go for the cheapest that could possibly work.

In the past years developing cross-browser rich web applications (including Ajax sites) was very frustrating because it was hard to find the experience and exact list of differences between browsers. The browser almost dominating the web client market being proprietary software, it gets even more complex. What you have is a very large, hard to read and comprehend but extensive documentation source called Microsoft Developer Network; and a very large source code of Mozilla's Gecko Rendering Engine (GRE) with much less documentation that you have to compare to each other.

Fortunately someone else has done it. Mozilla Developer Site hosts a document that help developers understand those differences that cause incompatibilities on the web.

Some more people have developed toolkits like Prototype, Dojo and Mochikit that provide a stable ground where rich web applications can be built on. These toys handle web compatibility issues for you. But this stuff is very new to the industry, and it takes time for web developers to get used to these. Until then, lets hope that articles like this would make zealots complain less.

Cheers,

Tue, 09 Jan 2007

Gezegen'de bazı arkadaşlar ~okaratas ile eğleniyorlardı, insanları pek keyifli görünce eğlenceliklerden bir tane de ben ekleyeyim dedim. Eskiden bir Güzin ablamız vardı, insanlar dertlerini ona yazarlardı, o da (Erdener abi gibi değil tabii ama) elinden geldiğince mantıklı yanıt vermeye çalışırdı. Şimdi kendisi yokmuş, yerine kızı varmış ama pek tutmuyormuş galiba. Başlıktaki sorunun şekli nasıl olduysa Güzin ablayı anımsattı bana. Yeniyetmeler için Güzin abla yaklaşık şöyle sorularla muhatap olurdu:

Sevgili Güzin abla,

Geçen yaz ailecek köye gittik. Köyde yıllardır görmediğim amcamın oğluyla çimenlerde yuvarlandık. Ama üstümüzde elbiseler vardı. Acaba hamile miyim?

Seni ilgiyle okuyorum, ne olur cevap yaz.

Güzin abla ~okaratas ve bu hanım kızımız gibilerine ne dese iyidir bilemedim. Zaten dese kendine dert, demese bize dert...

Üstünüze afiyet ben geçen hafta cüzdanımı (ve dolayısıyla muhtelif kimlikleri ve kartları) kaybetmiş idim. Kartlar kolay da kimlikler dertli biraz, yeni çıkarılacak ehliyetimi almak üzere ofisten erken çıkıp otobüse bindim. Mecidiyeköy civarında dizüstü bilgisayarımı açıp çıkarken yarım bıraktığım ve yürürken aklıma takılan bir hadiseye bakma gereği duydum, duymaz olaydım. NetworkManager şöyle birşey gösterdi bana:

fsckloads of wlans

Efendim derler ki askerlikte erlere ot yoldurdukları olurmuş eskiden, boş kalınca düşünüyorlar, düşünen adam tehlikelidir diye. İnsan otobüste, otobüs trafikte olunca boş kalıyor. Düşündüm, aklıma (sıradaki şarkıyı Alper Oğuz'a armağan ediyorum) Show TV'de çalıştığım kısa süre içerisinde öğrendiğim ama nasıl olduysa unuttuğum bir hadise geldi.

İstanbul'da yaşayanlar bilir, bu koca şehirde yayın yapan onlarca televizyon kanalının dev antenleri süsler Çamlıca tepesini. İşte oradaki anten kulelerinin hemen altında çok sayıda adam çalışır (vallahi ben hiç kadın görmedim). Bu adamlar olası bir arıza durumunda oradaki teçhizata anında müdahale yapmak üzere oradadırlar, bildiğim kadarıyla her yayın kuruluşunun 3 vardiya ve ikişerli gruplar halinde bulundurduğu personeli vardır. Wikipedia'daki Radio Propagation makalesinden alıntı:

In free space, all electromagnetic waves (radio, light, X-rays, etc) obey the inverse-square law which states that an electromagnetic wave's strength is proportional to 1/r² where r is the distance (range) from the source. Doubling the distance from a transmitter means the signal strength is reduced to nearly one quarter.

Buna göre antenlerin hemen altında çalışan bu adamlar antenden yayılan radyasyonun en kuvvetlisine maruz kalıyorlar; ve orada çalışan birinden öğrendiğim kadarıyla hiçbirinin erkek çocuğu yok.

Tabii bizim kablosuz bağlantı noktalarının çıkış gücü 100mW ile sınırlıdır ama yukarıdaki manzara etraftaki GSM istasyonlarını da ekleyince korkutmuyor değil hani. Ne dersin Güzin abla, olacak mı erkek çocuğumuz?

Elime muhtemelen irice bir "Fwd:" zincirinin son halkası olan Adil Tepecik'den ulaşan aşağıdaki metni noktasına virgülüne dokunmadan beğeninize sunuyorum:

Bu yil yapilacak genel secimlerde oy kullanma esnasinda TC Kimlik Numarasi baz alinacaktir. Muhtarliklarda 1 Mart 2007 tarihine kadar asili olan secmen listelerinde de TC Kimlik Numaralarinin yazili oldugu gorulmektedir (Muhtarliklarda secmen listesinde isminizin oldugunu mutlaka kontrol edin).

Ancak, cok fazla aciklanmayan, hatta biraz da sumen alti edilmeye calisilan bir konu var. Nufus Kagitlarinda TC Kimlik Numaralari yazili olmayan secmenler secimlerde oy kullanamayacaklar !!! Elle yazilmis veya internetten cikti olarak alinmis TC Kimlik Numaralari oy verme esnasinda gecerli olmayacaktir. Ehliyet, pasaport gibi kimlik yerine gecen diger belegeler de oy verme islemlerinde kullanilamayacaklar.

Maalesef siyasi partilerimiz bu konuda henuz herhangi bir calismaya baslamis degiller. Sadece AKP, kendi yandaslarini tek tek uyararak, Nufus Kagitlarini yeniletmelerini sagliyor. Basbakan RTE, bir konusma esnasinda secimlerde oy verme oraninin %50 ? 60 seviyesinde kalacagini agzindan kacirdi.

TC Kimlik numaralari nufus kagitlarinda basili olmayanlarin yapacaklari sey, muhtarliklarindan "Nufus Kagidi Degisim" kagidi alarak, aldiklari kagitlarla bagli olduklari ilcenin "Nufus Mudurlugu"ne gitmeleri. Nufus Kagidi degisiminde cok fazla sira beklenmiyor.

Ulkenin gelecegine sahip cikin, oyunuzu mutlaka kullanin. "Bir oy neyi degistirecek" diye dusunmeyin. Evet, bir oy bir sey degistirmez ama sizin gibi dusunen 1000 kisinin oyu cok sey degistirir.

Metindeki ithamların doğru olup olmadığını, eğer doğruysa yasal kovuşturma gerektirip gerektirmediğini bilmiyorum.

Sun, 07 Jan 2007

Sisteminizde eli yüzü düzgün yazıtipleri yüklüyse ve GNOME masaüstü ortamınızdaki yazıtipleri LCD ekranınızda Windows altındaki aynı yazıtiplerinden daha çirkin görünüyorsa, özellikle de benim gibi üşenip uğraşmadıysanız ve öntanımlı LCD ayarları ile kullanıyorsanız Joe Shaw size yardım edebilir.

Joe diyor ki, sisteminizdeki freetype font hinting ayarını slight yapınca daha iyi görünüyormuş. Yapalım, görelim:

Ve sonuçlar:

Önce (full hinting)
Sonra (slight hinting)

Son olarak, eğer Firefox kullanıyorsanız, kendisi font rendering işlerinde Pango kullanmadığı için bu ayarları pek dinlemiyormuş. Şunun gibi birşeyleri ~/.fonts.conf dosyanıza yapıştırmanız gerek:

<?xml version="1.0"?>
<fontconfig>
    <!-- Need this to override fontconfig/freetype defaults for Firefox -->
    <match target="font">
        <edit mode="assign" name="rgba">
            <const>rgb</const>
        </edit>
    </match>
    <match target="font">
        <edit mode="assign" name="hinting">
            <bool>true</bool>
        </edit>
    </match>
    <match target="font">
        <edit mode="assign" name="autohint">
            <bool>false</bool>
        </edit>
    </match>
    <match target="font">
        <edit mode="assign" name="hintstyle">
            <const>hintslight</const>
        </edit>
    </match>
    <match target="font">
        <edit mode="assign" name="antialias">
            <bool>true</bool>
        </edit>
    </match>
    <match target="font">
        <edit mode="assign" name="dpi">
            <double>96</double>
        </edit>
    </match>
</fontconfig>

About me

I'm Enver ALTIN. I'm from the other side of the river.

Calendar

January 2007
SuMoTuWeThFrSa
  1 2 3 4 5 6
7 8 910111213
14151617181920
21222324252627
28293031   

Categories

/ (398)
  articles/ (1)
  books/ (8)
  coffee/ (1)
  construia/ (2)
  debian/ (1)
  events/ (13)
  factsoflife/ (15)
  general/ (9)
  gnome/ (16)
  humor/ (21)
  lkd/ (9)
  management/ (1)
  mobile/ (6)
  mono/ (4)
  music/ (8)
  personal/ (47)
  politics/ (31)
  postgresql/ (4)
  programming/ (12)
  projects/ (2)
  quotes/ (3)
  technology/ (10)
  tips/ (7)
  travel/ (2)
  work/ (13)

Archives

Links

Popular

Talk slides

Other stuff

License

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 2.5 License.

Miscellaneous

This site is built on the wonders of Pyblosxom, supposed to be W3C XHTML 1.0 and CSS 1.0 compliant, always handcoded using Vim. The server that hosts this site is powered by Debian GNU/Linux.
.O.
..O
OOO