The truth about my life

Mon, 25 Jul 2005

Tam bilet almak üzereydim, aklıma belki başkalarının da katılmak isteyebileceği geldi. Eğer geliyorsanız e-posta ile haberdar edin, ben orada olacağım!

Sat, 23 Jul 2005

Adı pro harfleri ile başlayan veya biten şirketlerden o kadar çok vardır ki birbiriyle karıştırırsınız. Çalıştığınız şirketin Parkyeri gibi eğlenceli bir adı varsa insanlar anlamakta güçlük çeker, değnekçi esprileri yapılır ama sonra baymaya başlar.

Her neyse, daha önce Farkyeri vardı, açıkçası ardından başkalarının da geleceğini tahmin edememiştim. Spam e-posta iletilerinden birinde Kalpyeri diye birşey vardı.

Siz yine de taklitlerimizden sakının, Uygulama Geliştirme bölümüne yeni çalışan alırken mülakatlarda dil bağımsız algoritma soran başka şirket yok.

Unutmadan, (sürekli artan iş yükü nedeniyle) Tasarımcı, Sistem Yöneticisi, Ürün Destek Sorumlusu ve Uygulama Geliştirme Uzmanı arıyoruz. Bir tür miğferdibi çaylak alımları diyebilirsiniz

Here it goes, and it's fun.

Anyway, all of you I met last week have been talking about how great my hair was looking. People, listen. I know it sucks, only if you could just spit it out, I'd feel better. Thanks.

Wed, 20 Jul 2005

Well, well. I had haircut again on Sunday. As always, it looks worse than it was before.

Sun, 17 Jul 2005

Totally nuts because of reading way too many Chomsky and Dan Brown books in the last few weeks, I just begun reading Peter Schuh's wonderful work, Integrating Agile Development in the Real World.

Let me quote a few lines from the Agile Manifesto:

We're uncovering better ways of developing software by doing it and helping others do it. Through this work we have come to value:

  • Individuals and interactions over processes and tools
  • Working software over comprehensive documentation
  • Customer collaboration over contract negotiation
  • Responding to change over following a plan

That is, while there is value in the items on the right, we value the items on the left more.

Instead of going nuts, I decided to go agile.

Her yerde söylüyorum, KDE sevmediğimi, bilmeyenler de buradan görmüş olsun. İnsanların programlama becerilerini değerlendirecek düzeyde bir otorite değilim ama fikir edinmek için çok birşey de gerekmiyor.

Barış biraz saçmalamış LGPL hakkında, üstelik bazı enterprise abilerin (!) öntanımlı masaüstü ortamı olarak GNOME tercih etmelerini bir gün kodu kapatabilme hakları olduğundan kıllanmasına bağlamış. Bir özgürlük aşığı olan Stallman buna kahkahalarla gülerdi. Barış'ın söyledikleri KDE için bile geçerli olamaz.

Barış demiş ki:

> Doruk’ un yorumu bir şeyi anlamamı sağladı
> Sanırım enterprise abiler GTK’ yı ve belki
> de GNOME’u gerektiğinde kaynak kodunu
> kapatabilecekleri için tercih ediyorlar.

Bu bilgi doğru değil, üstelik had safhada yanlış yönlendiriyor. Gtk+ kütüphanesinin ve GNOME masaüstünü oluşturan kütüphanelerin büyük kısmının lisansı LGPL. LGPL olmayanların da LGPL olmamasının bir nedeni var.

Genellikle kütüphaneler için kullanılan LGPL lisansını iki farklı açıdan değerlendirmekte yarar var:

  • Kütüphanenin kendi kaynak kodu açısından LGPL, GPL'den farksız. Bu kütüphanenin kaynak kodu kapatılamaz, kütüphanenin kodunun tamamı veya bir kısmı alınırsa LGPL lisansı koşullarında alınabilir gibi bazı kriterler var.
  • Ancak bu kütüphane içerisindeki "public" fonksiyonlar, bir başka program tarafından `link` edilerek çağrılıyorsa (statik veya dinamik link farketmiyor), LGPL lisansı, bu kütüphaneyi çağıran uygulamanın lisansına karışmıyor.

Gtk+ kullanarak kapalı kaynak kodlu ticari bir uygulama geliştirebilirsiniz. Kimseden lisans almak gerekmiyor.

Trolltech'e giydirmeden de edemeyeceğim, Qt'nin bu konudaki davranışı GPL açısından ve kanunen mükemmel bir manevra. Yazılımın özgürlüğü konusunda sorunu kesinlikle çözüyor. Ancak ticari nedenlerle uygulamasının kaynak kodunu müşterileri ile paylaşmak istemeyen ve geçiş döneminde olan şirketleri çadırın dışında bırakıyor.

Borland örneğinden gidelim. Kylix içerisinde Qt'nin 2.2 sürümü geliyor. Ama Kylix ile derlediğiniz uygulamaları 2.3 sürümü ile çalıştırmak isterseniz Trolltech'den gidip ayrıca lisans almak durumundasınız. Trolltech'den aldığınız Qt lisansı yalnızca kesin ve belirli bir Qt sürümü için geçerli, bir üst sürüm için güncelleme ücreti ödemelisiniz.

Tabii ticari modelde bu durum beni rahatsız etmiyor ama, Qt'ye kıyasla çok daha açık ve katılımcı bir gelişim sürecine sahip (Barış Metin'in QString içerisindeki Türkçe sorununu çözen yamasını hatırlayın, Qt 4.0'a bile giremedi) üstelik lisansı da LGPL gibi daha esnek olan bir kütüphane varken, kim neden Qt'yi kullansın ki? 100 metrelik koşularda kullananlar var ama Nokia gibi el üstünde dünya turu yapılacaksa doğru yol bulunuyor. Nokia demişken, Python da kullanıyorlar.

OpenOffice.org, Mozilla, RealNetworks ve Adobe doğru yolu çoktan buldu bile.

Benden habersiz Gtk+/GNOME hakkında trolling yapmayın, alırım aklınızı Sizin yüzünüzden Gezegen'e tekrar eklendim.

Hazır KDE demişken biraz daha kusacağım. Görüyorum ki KDE4'ün bile yılda bir kez dokunulan, çoğu kullanıcının ilk açtığı gibi bıraktığı ayarları arayüzde kullanıcıdan gizlemek gibi bir niyeti yok, çöpler kirli kokular yaratmaya devam edecek. Uludağ projesi sayesinde KDE masaüstünün işi bilgisayar olmayan, bilgisayarı asıl işini yapmak için araç olarak kullanan insanlar arasında nasıl başarısız olacağını kendi gözlerimizle hep birlikte göreceğimizi düşünüyorum (burada Görkem ile ilgili bir yazı burada hiç olmadı, değil mi?). Tabii bu durum bana kalırsa Uludağ projesine alternatif ve GNOME tabanlı, muhtemelen Ubuntu'dan bozma ve öntanımlı olarak Türkçe başlayan bir dağıtımın türemesine zemin hazırlayacak, güç bölünecek. Kim bilir, belki Novell Türkiye bile eğlenceye katılır. Ne de olsa pasta yeterince büyük. Ayrıca bu var.

Ek olarak, bence artık Uludağ projesinin yol değiştirmek gibi bir olanağı yok. Yatırımın önemli bölümü KDE üzerine, buraya kadar KDE ile gelip yola GNOME ile devam etmeleri akıl kârı olmaz, dolayısıyla hem tutarlılık açısından, hem de istikrar açısından kararlarını destekliyorum. Doğru olanı yapıyorlar ama bence araç yanlış. Görebildiğim kadarıyla zor yoldan, aracı düzeltmek yolundan gitmek durumundalar. Eh, Allah kolaylık versin.

Tüm bunlara karşın, her fırsatta söylediğim gibi, Uludağ projesi kapsamında sürdürülen katma değerli projeleri takdir ediyorum. Dış katkıcılar için Debian'a benzer bir yapı kurmaya çabalamalarının yanı sıra, dağıtımın iskeletini oluşturacak COMAR, PISI, YALI gibi projeler muhtemelen "biz yaptık" demek için şart.

İyi eğlenceler,

--
Enver, your favorite GNOME advocate who believes that any other desktop just stinks

Sat, 16 Jul 2005

6 sınavda 4'ünden kaldım, demek ki o kadar da iyi geçmemiş. Bütünlemelerde eğlence olacak. Internet üzerinde yada yüzyüze, Türkiye'de Üniversite okumak bana göre değilmiş.

Thu, 14 Jul 2005

Sınavlar iyiydi. Lise hocalarımdan birinin dediği gibi; sorular kolaydı, ama cevapları zordu. Bazıları için. Ben bazıları değilim. Benim için cevapları da kolaydı. Her neyse.

Windows 98 çalıştıran Pentium II serisi bir bilgisayarın diskini çıkarıp (overclocked) Pentium 200 (250?) MMX ve üstelik sorunlu bir bilgisayara takınca eğleniyor insan.

Önce kızkardeşim Eda, sonra annem, sonra Adil Tepecik (hatta bir gün erken!), sonra Zehra ve ofisteki arkadaşlar hatırladılar. Hatırlamayanların canı sağolsun. Bana kimse hatırlatmasaydı ben unutmuştum zaten. Ofisteki pasta, yenmiş hali:

Yine ofisteki pasta, yenmemiş hali:

Gariptir ki sözlükte birileri daha "farketmiş" ve mesaj atmış. Sağolsun.

Mithat'dan haber var, usta birliğinin Konya'da olduğunu öğrendik, pek sevindik. Cumartesi günü dağıtım iznine geliyor.

Anneannem Yugoslavya'ya gidiyor yakında. Ben de gidebilir miyim ki? Hmm.

Keyfim yok, yeter bu kadar.

Fri, 08 Jul 2005

Before I leave for Ankara, I thought everybody would like to have some fun:

Thu, 07 Jul 2005

Okay, we decided to jump on the Corporate Jabber Bandwagon™, and coincidentally I will be online at skyblue@jabber.parkyeri.com.

Jabber is an online open distributed presence network, that is, it lets you communicate with others just like ICQ or MSN, but it's a lot more powerful and it does not rely on anyone but the Internet itself. To get connected, you need an XMPP-compliant client like Gaim (Windows, Unix, whatever), Gossip (GNOME) or any of those others mentioned on the Jabber.org Clients Page.

Wed, 06 Jul 2005

Bu hafta sonu Ahmet Yesevi Üniversitesi dönem sonu final sınavları için Ankara'da olacağım.

Sat, 02 Jul 2005

Feels like I haven't been blogging for ages :-) Please accept my apologies, along with the facelift. If you are a graphics artist, please drop me a note and tell me what you think. I barely suck at graphics design, I just tried to make it cool.

Good things have been happening behind the thick stone walls of Parkyeri cage, I have been fighting and struggling against extremely weird issues coming up all the time, if you accept this as an excuse ;-) Anyway, I had some free time to waste at home today, so I watched second half of Man in Black II and Star Wars Episode III: Revenge of the Sith. I think MIB was better, man, that Anakin and Padme love scene was so stupid. I mean, even for Star Wars, it was barely romantic. My old girlfriend would slap me twice if I told exactly that. Poor was I, rude she were. Thank god. Amen.

Live 8 is great thing, a really good start to remind everyone in developed countries that there is a lot of people who needs their help, but I think they are underestimating the real problem. I'm not going to add Chomsky words here, but I'd like to remind the reaction of the new Pope when he was invited to the event to sing with other nice people. He replied with his picture, no text. I couldn't stop a loud laugh, that was really funny.

Banu Akın of Hitnet fame was in Istanbul last weekend. We also had other famous names: Ulaş Apak, Ahmet Derviş the retired soldier and Zehra as always. Of course, I had to present an embarrassing picture:

I have also have begun collecting weird things like this:

Okay, that white text on the red plate means "Earth Monitoring Center". The weird thing is, it's a small medical scanning company named "Dünya", that is, earth in Turkish. It was weird in both languages.

Situation in Iran is slowly and supposedly getting out of control (of western forces of course, seems like Iranian people is gaining their own control again). Sure as hell Russians have a lot of interest there, that's why I suspect they have been patiently funding Ahmedinecad's anti-USA campaign (no evidence I'm aware of yet).

Kosovo is getting hot, Elections in Albania closing, UN warns that situation after the Asian tsunamis is getting even worse. It's been a hard week for the world, honestly. Is your couch comfortable? I think I have a better one here. Hand me over the remote control of the brand new flat plasma TV so I can zap to MTV. Oh, dear. Cereal prices are getting higher, we call that.

There are some other bad news that I'd like to mention. One day I'll have good news I promise. Cheers,

--
Enver

About me

I'm Enver ALTIN. I'm from the other side of the river.

Calendar

July 2005
SuMoTuWeThFrSa
      1 2
3 4 5 6 7 8 9
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31      

Categories

/ (398)
  articles/ (1)
  books/ (8)
  coffee/ (1)
  construia/ (2)
  debian/ (1)
  events/ (13)
  factsoflife/ (15)
  general/ (9)
  gnome/ (16)
  humor/ (21)
  lkd/ (9)
  management/ (1)
  mobile/ (6)
  mono/ (4)
  music/ (8)
  personal/ (47)
  politics/ (31)
  postgresql/ (4)
  programming/ (12)
  projects/ (2)
  quotes/ (3)
  technology/ (10)
  tips/ (7)
  travel/ (2)
  work/ (13)

Archives

Links

Popular

Talk slides

Other stuff

License

Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 2.5 License.

Miscellaneous

This site is built on the wonders of Pyblosxom, supposed to be W3C XHTML 1.0 and CSS 1.0 compliant, always handcoded using Vim. The server that hosts this site is powered by Debian GNU/Linux.
.O.
..O
OOO