Bu blog entry, Gloria Jean's Coffees tarafından sağlanan ücretsiz WLAN hizmeti kullanılarak yazıldı :) Zehra ile bir kahve içelim dedik.
Sohbet ederken, bir gün sinemaya gitmeye karar verdiğimizde başımıza gelenleri günlüğe neden yazmadığımı sordu. "O zaman günlük yoktu ama" dedim, ama haklıydı; yazılası bir eğlencelik idi :)
Aslında AFM'de Van Helsing'e gidecektik. Etraftaki tüm tabelalarda 5. salon yazıyordu, dolayısıyla biz de bilete bakma gereği duymadık; yukarı çıkıp 5. salona girdik.
Biz salona girdiğimizde etrafta kimse yoktu, salon karanlıktı. Film yeni başladı, herhalde reklamlar falan var diye düşündük. Geçtik, oturduk. Kısa süre sonra Zehra'ya dönüp "film bitiyor galiba" dedim. Zehra da "bazı filmler böyle, sonu başı belli olmuyor, başı daha filmin" dedi. Birkaç dakika sonra kız öldü, ortalık aydınlandı, millet kalkıp gitmeye başladı. Birbirimize bakıp güldük.
Sonra aşağı inip biletleri Kill Bill: Volume 2 şeklinde değiştirdik. Bu vesile ile, aslında kötü bir film olduğunu düşündüğüm Van Helsing'i de izlememiş olduk sanırım.
