Evet, Serhan'la birlikte oradaydık. Bir iş için gittiğim ve kulisten ilginç bir sürü insanla birlikte izleme fırsatı bulduğum Nil Karaibrahimgil (nam-ı diğer Özgür Kız) konserinde, itiraf etmeliyim ki hiç ummadığım kadar çok eğlendim.
30m²'lik kuliste tanıdık simalar vardı. Hayli yorgundum, çoğunu hatırlayamıyorum şimdi ama herhalde ilginç bir SMS'den dolayı Cem Yılmaz'ın ve muhtemelen bazı dizilerden hatırlayacağınız DJ Yunus Günce'nin orada olduğunu unutmadım.
Konserin teknoloji sponsoru olan Turkcell'in ve bu iş için kullanılan yazılımı geliştiren Parkyeri'nin de desteğiyle Nil FM sıradan bir konserden biraz farklıydı, gerçekten bir radyo programına benzetilmeye çalışılmıştı.
Mevzu basit: 2770'e (ücretsiz) SMS gönderin, konser salonundaki iki dev ekranda yayınlansın. Ayrıca yayınlanan mesajlardan birkaçı seçiliyor ve Nil, kendilerini konser sırasında telefonla arıyor. Gerçekten iyi bir fikir bence.
Fakat uygulaması böyle olmadı :) O anda konserde olan insanları Açıkhava'yı inletecek güçteki ses sistemini ve telsiz mikrofonları kullanarak aramak (hoş, konserde olmayan birini de aradılar, ayrı eğlencelik), daha önceden hesaplanmamış bir etkiye yol açtı :) Daha sonra sahnenin bir köşesine "geleneksel" bir telefon getirildi, kalan birkaç kişi de böyle arandı :)
Konserin sonlarına doğru, yalnızca kulis halkının farkettiği birşey oldu, sahnede Yunus'un yanında duran telefon çalmaya başladı. Yunus telefonu açıp cevap verdi ve bu numarayı nereden bulduklarını sordu. Sonradan öğrendik ki telefondaki konserin bitip bitmediğini sormuş. Yunus da "gel, bekliyoruz" deyip kapatmış. Buna da çok güldük.
Buraya yazmam mümkün olanlar bu kadar, fazlasını merak ediyorsanız bir kahve ısmarlayabilirsiniz :)
